P.S:Aha bu resimdeki yerde "komiklikler meydanı"
22 Ekim 2009 Perşembe
Can Yılmaz'la Geçen 10 gün ve Montpellier'de Melis'le Olmak
8 Ekim 2009 Perşembe
Aix'de Tanıtım Günleri No'2
Clara della Valle:

İlk başlarda inanılmaz antipatik geliyordu gerçekten.Ama artık çok seviyorum çünkü o da beni seviyor gerçekten bunu anlayabiliyorum.Her gece kesin bir mesaj atıyor bir kere.Akşam ne yapıyoruz diye.Bu İtalyan kızımız Napoli yöresinden.Mario kardeşimin "aix"'i olur.Clara hayatımda gördüğüm en antipatik fransızca konuşan insan.Zaten İtalyan'lara Fransızca konuşmak yasaklatılmalı.Bi kere "je sais pas" yerine "Boo" diyen bir insan grubu bunlar.
Shaun:
Shaun kardeşim has İrlandalı.Bir "see you" deyişi var ki Japonca'ya yemin ederim daha çok benziyor.Resimde de gördüğünüz üzere bu adam gitar çalarak kızların gönlünü fethetmek istiyor ama pek başarılı olduğu söylenemez.Kimsenin yanına yaklaşmadığı "ezik Anete"'den başka skoru yok maalesef.Ama bu kardeşimin sesi çok yanık.Birgün videoya çekip buraya eklicem.Bu adamı çok seviyorum ben.Çünkü bu adam benim için "Save Tonight" öğrendi ve her konserde bu şarkıyı benim için söylediğini söylüyor insanlara.Ayrıca evinde sürekli parti veriyor.O açıdan da seviyoruz kardeşimi.
Luisa Flore:

Bu kız bence güzel abi.Bu da İtalyan.Adı Luisa.Bologna dilberi kendisi.Boyu diğerlerine göre daha kısa ama bu kadar güzel gülen bir kız az görmüşümdür.Ayrıca inanılmaz sevimli.Sevimli falan filan ama bu da 85'li.Açıkçası Clara 89'luysa bu 85'li olsa ne olur olmasa ne olur.Luisa'ya bizim okkalı nah çekmemizi öğrettim.Kol yalama kısmını ben yapmak istemiyor çünkü İtalya'da erotik bir hareketmiş.Cuma gunu evinde büyük bir parti veriyor.Orada daha yakından tanımaya çalışıcam kendisini. ;)
Isidorooooo:

Bu adam buradaki en popüler adam.Evet gerçek bu.Sicilyalı İsidoro ve emin olun buraya sadecce kız tavlamak için gelmiş.Ayrıca bu adam Fransızca bilmiyor.Hani biz diyoruz ya "biz fransızca bilmiyoruz abi" falan..Bu adam gerçekten bilmiyor.İsmini İsidorooooooo şeklinde yazdım çünkü bütün kızlar onu görünce aynen bu şekilde bağırıyor.Bu adamla ilgili ufak bir hikaye anlatim mesela.Bir gece yanımıza geldi ve başladı anlatmaya:"hier,une fille venirr a moii maison,apres elle ho fatto ça(burada blowjob hareketi yapmakta) apres je suiss poff(sıkıldım hareketi yaparak) dicee bonne nuit degageee (tekme atarak).İşte böyle bir adam İsidoro.Ayrıca kafası guzel olunca acayip komik İtalyanca şarkılar söylüyor.
6 Ekim 2009 Salı
Aix'de Tanıtım Günleri
Size buradaki insanlerdan bahsetmek istiyorum biraz.Öncelikle Mario,Foteini,Io ve Egle'den bahsedeceğim.

En iyi arkadaşım diyebilirim ona buradaki.87'li.1 yıl Paris'te barmenlik yapmış,askerliğini bitirmiş,inanılmaz bilgili,ana dili gibi fransızca ve ingilizce konuşabilen bir Avusturyalı.Ama kendisinin de dediği gibi Avusturyalılar biraz dandik olur.Fakat Mario yarı hırvat.İşte bu yüzden bu kadar sıcak geliyor belki bize.Mario'yu alsak,bizim arkadaş grubumuz içine yapıştırsak emin olun hiç sırıtmaz.Aynı muhabbetleri yapıoruz,aynı zevklere sahibiz.Zaten Mario'yu İstanbul'a getireceğim için yakından tanırsınız ve eminim hepiniz benim gibi çok seveceksiniz.
Foteini:

Yunan kızı Foteini.Aix'e geldiğim ilk gün kaldırımda otururken yanıma gelen ve benden ateş isteyen bu kızla sürekli beraber olacağım,partiler vereceğimiz,evlilik hakkında konuşup sıkı tartışmalar yapacağımız hiç aklıma gelmezdi doğrusu.Foteini garip bir kız.3 yıllık erkek arkadaşından Aix'e gedikten 3 gün sonra ayrılmış.Bunu da "artık yeni bir sayfa açtım" diye açıklıyor.Foteini evlenmek istemiyor,çocuk istemiyor."Hayatımı yaşamak istiyorum" onun felsefesi işte bu.Ayrıca bu kızda inanılmaz bir çekicilik var bana göre.Belki ilk gördüğünde "aman bu ne be" diyorsun ama biraz zaman geçirdikçe gerçekten insanda biraz etki yaratıyor Foteini.(okunuşu Fotini)Foteini burada 6 ay kalıcak.Benim gibi 1 senelik değil.Bu demek oluyor ki Atina'ya bir seyahat zorunlu olucak Nisan gibi..
Io:
Bir çoğunuz Facebook'da bu kızla olan fotolarımı görmüşsünüz ya da fotoğrafların altına yaptığı yorumları.Io,Foteini'nin ev arkadaşı.Beraber kalıyorlar.86'lı io.Mesela Foteini 88'li.Io'nun babası askeri ateşe.Yani ben böyle anladım çünkü hem asker olup hem Avrupa'nın çeşitli ülkelerinde yıllarca kalmak bu işe giriyor.Io güzel bir kız değil ama sevimli,güleryüzlü.İtalyanca,İspanyolca,Fransızca ve İngilizce konuşabiliyor.Yavaş yavaş Türkçe'de öğrenmeye başladı.
Egle:

Öncelikle bu hanımefendiyi 1 haftadan beri görmüyorum çünkü 32 yaşındaki İtalyan erkek arkadaşı geldi.Egle değişik bir kız.Litvanya asıllı bir Kolombiyalı.Anlattığına göre teyzesi sayesinde okuyabiliyormuş.Ailesinin durumu pek iyi değilmiş.Egle çok kolay sarhoş olabilen bir kız.Son 3 karşılaşmamız da Egle sarhoştu.Zaten onun sarhoş olduğunu dokunarak konuşmasından anlayabiliyorsun çünkü hemen gevşiyor.Egle de burada 6 ay kalıcak ne yazık ki.Buradaki en güzel kız bana göre Egle.Egle 85'li.Egle'yle ufak sorunlarımız oldu.Beni kızdırdı bende onla konuşmadım,sonra onla konuşmadığım için çok mutsuz olduğunu beni özlediğini falan söyleyip sarıldı falan filan.Ama hepsinde Egle sarhoştu..
Bir dahaki sefere İtalyanlardan bahsedeceğim size.Çünkü onlar için daha uzun bir yazı yazmam gerekicek..
30 Eylül 2009 Çarşamba
Moi Je Joue

Fransız kızları bu reklamı çok seviyorlar burada.Televizyonda görünce baya bir eğleniyorlar..
Şarkı Brigitte Bardot'un,klip Sofie Coppola'dan..
Şu zor günlerde belki hoşunuza gider.Ayrıca kız inanılmaz guzel.
işte bu da sözleri:
Moi je joue Moi je joue à joue contre joue Je veux jouer à joue contre vous Mais vous, le voulez-vous?
Sans tricher, je vous le promets J'ai gagné, tant pis c'est bien fait Vous êtes mon jouet A présent, ce ne sera plus vous mais toi Et tu feras ca t'apprendra N'importe quoi pour moi
Oh oui oui oui, plus fort
28 Eylül 2009 Pazartesi
fdfdfssffsd
öncelikle çok çok sarhoş oldugumu söylemek istiyorum.çünkü burada elimden başka hiçbir şey gelmiyor.uzagım türkiye'ye.Göremedim elbruz'un yattığı yeri.çok kızgınım elbruz'a.ulan be adam bula bula benim erasmus'umu buldun ulan!ben anlamıorum bu işi.hayır benim bildiğim sen buraya gelcektin ben nantes'a gelcektim.gül gibi geçeinip gidecektik.yakıştı mı elbruz sana bu! yakışmadı oğlum yakışmadı hiç.ben bunu saymıyorum bir kere.böyle birşey olmadı sayıyorum burada.elimden de başka birşey gelmiyor açıkçası.oğlum şurada skordan skora koşuyoruz sıçtın ağzıma be!hayır şu blogu en çok okuyan adamsın.sürekli birşey yaz diyen adam sensin.al işte yazıyorum sana.kırgınım sana elbruz.olmadı bu elbruz.ulan cuma gunu arıyorsun beni ertesi gün gidiyorsun buralardan.ne lan bu oyuncak mıyız lan biz göt!oğlum elbet o tarafa gelicez o zaman sorucam sana hesabını.sana çarpan o orospu çocugunun ağzına sıçıcaz beraber.ama senin beni bu hale sokmaya hakkın yok oğlum bak! göstercem sana gününü orda!senin öyle bu kadar adamı üzmeye hakkın yok bi kere!
26 Eylül 2009 Cumartesi
Çıkar At Acıları Giy Hadi Cicileri Herşeyi Unutturur Provence Geceleri
Uzun bir aradan sonra haftalık bültenimle tekrar karşınızdayım.Burada işler çok iyi.Artık bir arkadaş grubumuz var denilebilir.Burada sürekli parti var.Ama bu hafta Pınar'ın gelmesiyle işler tamamiyle değişti.Öncelikle düzgün yemek yemeye başladık.Evde oturup televizyonda film izliyoruz ki bunlar inanılmaz özlediğimiz aktiviteler.Sezgin'le fırın aldık,sürekli odamızda yemek yapıoruz.Geçen gün kanat yaptık,oda leş gibi koktu ama açıkçası iyi ki almışız fırını.Sikko fransız yemeklerinden sonra inanılmaz guzel geldi.Tek sorunumuz makarna için süzgeçimizin olmaması.Plastik çatal bıçaklarımızla makarnayı süzmeye çalışıyoruz ve maalesef o plastik çatal bıçaklar her seferinde biraz daha eriyor.Ama Sezgin kardeşim geçen gün bit pazarından 12 euro ya 6 parçalık çatal bıçak takımı almış.Artık rahatız.Salı günü yine ben ve kızlar Mistral'e gittik.Daha doğrusu Martina,Domenique,Ilia(İtalyanlar),Foteini,Io(Yunanlar) ve ismini bilmediğim 2 ingiliz kız daha.Martina içip sarhoş olunca biraz bana sardı.(!)Neyse ondan sonraki gün Anna diye bir kızın dogumgunune gittim ama açıkçası o dogumgununden pek hazzetmedim çünkü kadro biraz loser'dı.Ama Sezgin'in uzatmalı hedefi Eline orda olduğu için bende Sezgin'le beraber gittim.Ama aslında ben Foteini ve Io'yle buluşacaktım.Neyse o siktiriboktan fete ten çıkıp Mario kardeşimi aradım.O da sucks bi yer bulmuş,bira 2,5 euroymuş.İrlandalılarla içiyomuş falan.Gittim yanlarına.Orda baya baya içip kırdık kafaları.Ayrıca Adrian(fransız) diye Mario'nun komşusu inanılmaz sarhoş olmuştu.Benim wingman tshirt umu görünce tutturdu wingman'im olacaksın falan.Neyse gittik bu karıların yanına.Adrian bir saldırıyor kıza.Of of of.Bizim Adrian yengeçlerin kralı çıktı.Neyse baktım kız rahatsız oluyor.Çektim Adrian'ı kenara.Hacı dedim böyle olmaz.Sen böyle davranırsan kızlara rahatsız olurlar.Bunlar akdeniz kızı.Sizin kızlara benzemezler.Bu utandı garibim.Haklısın falan dedi .Sonra Io geldi yanıma.Öptü teşekkür etti falan.Orda sözleştik.Haftaya cumartesi bunların evinde turkish-greek fete verioruz.Playlistler de benden.Perşembe gecesi irlandalı bi lavugun evinde parti vardı ama açıkçası o parti bizi pek açmadı.Çünkü yaş ortalaması 25 olan fransızların partisiydi ve sürekli bir fransızca şarkı söylüyordu.Sanırım loy loy tarzı şarkıları var bunların.Daha sonra Io'ya falan söz verdiğim için Ipn diye sucks bi yer var oraya gittim.Rezalet bi yer o ipn.Yer altında,sucks tiplerin oldugu iğrenç bi yer.Neyse Egle falan da ordaydı.Yine yanıma geldi ama ben maalesef yunanlılarla geldim seninle değil diyerek ilgilenmedim Egle'yle fazla.Foteini,Io bi de bunların sucks ingiliz arkları takıldık fln.Ben baydım orda.Hop Sezgin kardeşimi aradım.Bu yine hunterlık yapıyo Eline'nin peşinde.Bunlar belçikalı bi kızın evindeymiş.5 Belçikalı kız,2 de Hollandalı kız.1 tane de Belçikalı ibne.Ben geldim eve.Ben içmişim kafam iyi yani.Ulan bi girdim nası sıkıcı ortam.Adamlar resmen ülkelerinin havasını getirmişler oraya.Böyle yawaş yawaş konuşmalar.Kızlardan bi tanesi liseden fırlamış öğretmen gibi falan.Dedim Sezgin'e sikerler ölürüm ben burada.Sonra Mario kardeşime mesaj attım.Neler dünüyor falan die.Baktım kardeşlerim Scat'a gidiolarmış.Hop dedim gençler ben kaçıorum görüşmemek üzere fln.Bu arada hayatımda hiç bir hollandalıya otu gösterip bak bu ot diyeceğimi düşünmemiştim.Neyse hop ordan scat'a geçtik.Saçma sapan danslar falan yaptık.Sonra hep beraber yurda döndük.Orda da bi toplu takıldık falan.Cuma gecesi fransızın evinde parti vardı.biz önce italyan kızların bize yaptığı makarnayı yedik evde,ordan dandik fete'e doğru yola çıktık.Gittik gayet guzel bir ev.İçinde barı fln var.Neyse orda baya baya içtik.Öldük resmen a.q.Sonra Shaun kardeşim evinden gitarını aldı.Gittik rotonde'un oraya açtık şarapları biraları sonra gelen geçen de bize katıldı shaun kardeşim başladı çalmaya bizde dinledik.o çaldı biz dinledik.Sonra biz çoookkk saarhoş olduk.
öpüyorum hepinizi artık daha çok sık yazıcam yoruldum aq
14 Eylül 2009 Pazartesi
Odamda Oturdugum İlk Gece
Öncelikle yanlış anlaşılmasın yine bir parti var burada ama yarın gece benim için önemli oldugu için bu gece evde oturmayı tercih ettim.Öncelikle irlandalıların evindeki ev partisinden başlayalım.Aldık biramızı tekilamızı,sığıştık göt kadar eve 30 kişi.Birileri bir odada gitar çalıyor,başka bir grup geçmiş bir odaya takılıyor falan.Dalgayı gören Amerikalılar tapınma hareketi yapıyorlar falan saçma sapan bir ortam.Orda 12.30 a kadar falan takıldıktan sonra bara geçtik ama ben merdivenlerden inerken düştüm.Elim yarıldı falan filan oralar fasa fiso.Barın önünde alman arkadaşımız Anna çantasından vodka çıakrdı ve herkese shot yaptırmaya başladı.Ben tabi ki içmedim vodkadan ama barda da içmeye devam ettiğim için benim kafam iyiydi zaten :) Neyse burada italyan bir çocuk var fransızcanın "f"sinden anlamıyor.Neyse o gece öyle saçma sapan aktiviteler falan ertesi gün mario ben sezgin önce derbiyi izleyip sonra hunt'a çıktık ama sonra yine dönüp dolaşıp milletin oldugu yere geldik.Herkes döndükten sonra Vicky'yle(ingiliz çirkin bir karı) diskoteklere bakalım dedik.Nereye girsek pahalı buldu karı.Demek ki Türkiye'ye gelse evden çıkmıcak.Bende bayıp bune lan diip eve döndüm.Ertesi gün piknik vardı.Neyse herkes kendi ülkesinden birşey getiriyodu fakat biz sezginle bakkaldan brownie alıp "biz türkiye'de hep brownie yeriz,alın size brownie" dedik.Büyük bir grup sinemaya gitti biz italyan kızlarla parkta kaldık.Yine dalga fln derken ki ilk defa içen kızlar gördüm parktaki günü bitirdik.Meydana çıktık.Burada her pazar cours mirebau trafiğe kapatılıp millet dans etsin diye müzik veriliyor.Baya güzel bir ortam.Akşam da kızlarla bara falan gittik öyle bitti bir gün de.Baya kısa bir özet geçtim aslında ama komik hikayeler var tabi de burada anlatamam kişisel anlatırım.
Neyse bu gece açtım 2,45 €'luk şarabımı,yaktım sigaramı bi de playlist hazırladım.Öyle oturuyorum.Playlist şu şekilde:
Coldplay-Beautiful World
Paco de Lucio-Entre dos Aguos
Royksopp-Only This Moment
The Beatles-I Wanna Hold Your Hand
Yann Tiersen-Comptine d'un Autre Ete
Khaled-Aicha
Enrico Macias-J'ai quitté Mon Pays
The Fray-How to Save a Life
Sertab Erener-Sen Yeter ki Sev
Guilia y Los Tellarini-Barcelona
Eagle Eyed Cherry-Save Tonight
Manu Chao-Mala Vida
Michel Fugain-C'est une belle histoire
El Camaron de la Isla et Paco de Lucia-Una Gitana Moreno
Lilly Allen-Fuck U
Reamon-Supergirl
Duman-Dibine Kadar
Travis-Closer
Joe Cocker-Don't let me be misunderstood
Bebe-Tu Silencio
Duman-Belki Alışman Lazım
Hepinizi çok özledim...
Mala Vida Gitana Mia!
Tu me estas dando mala vida you're turning my life upside down
Yo pronto me voy a escapar i'll run away soon
Gitana mia por lo menos date cuenta my gipsy girl realize at least
Gitana mia por favor my gipsy girl please
Tu no me dejas ni respirar you don't even let me breathe
Tu me estas dando mala vida you're turning my life upside down
Cada dia se la traga mi corazon each day my hearth is taken
Gitana mia! my gipsy girl
Mi corazoncito esta sufriendo my little hearth is suffering
Gitana mia por favor my gipsy girl please
Sufriendo malnutricion suffering from starvation
Tu me estas dando mala vida you're turning my life upside down
Cada dia se la traga mi corazon! each day my hearth is taken in
Dime tu porque te trato yo tan bien tell me why i threat you so well
Cuando tu me hablas como a on cabron when you threat me like a jerk
13 Eylül 2009 Pazar
12 Eylül 2009 Cumartesi
Toujours il y a une fete ! :)
Marsilya plajları gerçekten güzelmiş.Mario,Sezgin ve ben plaja gittik perşembe.3 tane kumsal var şehirde ve hepsi şehrin içindeler.Ayrıca öyle çok tehlikeli,rezalet bir şehir de değilmiş Marsilya.Hatta İstanbul'a çok benziyor.Akşamında burdaki Brezilya gecesine gittik.Brezilyalıların samba yapmasını izledik.Hiçbiri samba dersi almamış ama bunun kanlarında olduğunu söylüyorlar tabi.Daha sonra kafalar güzel olunca Hollandalı kızlara Türkiye'yi anlattık,sorunları falan.Kız inanılmza ilgilendi.Okulda la Turquie diye bir ders var onu seçicek.Dün de irlandalıların evinde parti vardı.Ona gittik.Orda da kafaları kırdık.Bu arada söylemem gerek,Avrupa'da takılmayan adam yok nerdeyse.Dün Mario dalgayı çıkardığı gibi yanımızda 10 kişi bitti.Kız erkek demeden içiyorlar burada.Bu akşam derbi gecesi ve odada derbi keyfi var bakalım.Ondan sonrası Allah kerim.Herhalde yine bir fete'e gideriz.Ayrıca burada inanılmaz komik bir Türk dönercisi var,onu sonra anlatıcam..
10 Eylül 2009 Perşembe
9 Eylül 2009 Çarşamba
8 Eylül 2009 Salı
Oui Madame,Je Suis Francophone
Bugün canım okulum iep'de fransızca derslerimiz başladı.Öncelikle söylemem gerekir grammer testinde 32 soruda 27 yaparak göz yaşartan bir başarı sergilediğimi söylemek istiyorum.Dün yapılan fransızca sınavına,"francophones" olduğumuz için katılmadık ve bizi direk fransızca bilenler grubuna koydular.Ne büyük bir şeref! Sonuçta her ne kadar akıcı bir şekilde konuşamasam da,textleri anlayabiliyorum.Mario diye Avusturyalı bir arkadaşımız var.Çok iyi fransızca konuşuyor,Türkleri çok seviyor,kızlar konusunda çok iyi bir hunter,"dolma" seviyor ve futboldan anlıyor.Anlayacağınız Mario burdaki kardeşim.Ayrıca Luca var.O da İtalyan.IEP'den tanıştığım ilk insan.O da baya kafa bir çocuk,çok ince esprileri var ama Mario'yla olduğumuz kadar zevklerimiz aynı değil.Kendisi alkolü pek sevmiyor.Burada şaraplar 2 euro'ya odada sarhoş olabiliyorum.Bu inanılmaz büyük bir avantaj benim için.Ama barda iyi para harcıyorum tabi ki bakalım bu işin sonu ne olacak.Dün olan partide fotoğraflar çektim.Bunları daha sonra koyucam face'e ordan bakabilirsiniz.Burada Foteini diye bir yunan kız var aynı okulda değiliz ama geçen gün olan partide tanıştık.Buradaki en şirin kız açıkçası.Belki çok güzel değil ama çok çok şirin.Çok iyi anlaşıyoruz onunla.Çok güleryüzlü ayrıca.Lena var Alman hafif toplu ama o da iyi bir kıza benziyor.Fransızcası çok çok iyi,grammer testinde 32'de 32 yapan tek kişi ve yanımda oturuyodu.(yemin ederim kopya çekmedim ondan :) )Paulina Miss Polonya.Çok güzel bir kız ama kuzey soğukluğu var tabi ki üstünde.Ayrıca Litvanyalı bir kız var,adı Anete.Çok çok guzel bir kız değil ama çok uyumlu hep gülüyor ne zaman görse bizi yanımıza geliyor.Biz çok seviyor açıkçası.Burada Marsilya'nın 3 şampiyonlar ligi maçı 150 euro.Mario,ben,Sezgin ve Xan gidicez-Xan İngiliz ve Arsenal taraftarı-.Bugün Meksikalı Angela'yla tanıştım.İlk defa Avrupa'ya ayak basıyormuş ve bizim arapça konuştuğumuzu zannediyormuş.Kendisine Türkiye hakkında bol bol bilgi verdim.Çok iyi fransızca konuşamıyor ama anlaşabiliyoruz.Türkleri çok seven bir arkadaşı için fotorafımızı çekicek ve kesinlikle İstanbul'a gelicek, tabi para bulursa.Çünkü ne zaman bişey desem "benim fazla param olmadığı için.." diyerek başlıyor cümlelerine.Ama o da çok şirin bir kız.Bu arada burada Sezginle beni ya İtalyan ya da İspanyol zannediyorlar haberiniz olsun :)
Bisous
Kızarsam Fena Olur !
Bugün gereksiz bir fransız Türkiye'den geliyorum dediğimde türban hareketi yaptı ama kendisine gereken cevabı verdim "nous sommes des europeens comme vous" diyerek.Ayrıca burada herkes ramazanı biliyor ve bizim niye içki içtiğimiz soruyor.O zaman da "nous sommes aux territoires des chrestiens" diyorum donc j'ai bu beaucoup d'alcohol :D
7 Eylül 2009 Pazartesi
Aix'te Latin Amerika Rüzgarı
Bugün iep'de orientation vardı.Öncelikle söylemem gerekir ki daha önce burası hakkında olan fikirlerim tamamiyle değişti.İtalyan bir kardeşimizle tanıştık önce.Nerelisin dediğimde italya demiş ama ben niyeyse talin anladım.Bunun üstüne "vayy levadia talin" dediğimde adam da niyeyse bunu "italyan oldugun belli oluyor" anladı ve bunun üstüne " ee biz italyanlar böyleyiz.Kendi tarzımız var"şeklinde bir cevap verdi.Burada latin amerikalılar gerçekten göz dolduruyor.Brezilya ve Kolombiya ikilisi seneye damgasını vurcak gibi gözüküyor.Her ne kadar başlarda çekingen olsamda şehir turu sırasında yaptığım ince ve sucks türk esprileri ile grubu bol bol güldürmeyi başardım.Bizi şehri gezdiren fransız kızın her cümlesinden sonra liseden gelen bir alışkanlıkla "d'accord" dediğim için biraz surat yesemde daha sonra gönlünü almasını bildim.Bizi gezdiren diğer fransız Christopher kardeşim Lens taraftarı oldugunu söylediğinde klasik bir Türk edasıyla Pascal Nouma'yı yapıştırdık Sezgin kardeşimle :) Bugün şunu anladım ki burada lisede ve üniversitede hayat kurtaran,fransızca konuşan hocaya karşı "seni anlamıyorum" manasında yapılan bön ifade burada bir işe yaramıyor maalesef parce qu'il faut parler en français pour survivre a Aix en Provence.Bugün ve yarın parti var burada.Artık insanları da tanıdığım için bu yıl güzel geçicek gibi bir his var içimde.Umarım doğrudur.Herkese selamlar :)
Aix'te Tangolu Geceler
aix'e alışmaya başlıyorum galiba.bugün the wohoo'ya iki tek bişeyler atmak için gittik ve öğrendik ki bu wohoo'nun sahibi yarı türk yarı lübnanlı,türkçe konuşan bir kardeşimiz.burayı tabi ki mekan yaptık artık.eve dönüş yolunda bir meydanda tango gecesine rastladık ki bu her pazar aix'te olağan birşeymiş.30 tane çift meydanda tango yapıyorlar.gerçekten baya baya güzel bir olay.ben çok beğendim.buraya gelince sizde görürsünüz.tango gecesinde mustafa denizli'ye inanılmaz benzeyen bir amcayla karşılaştık.resim çekicektik ama baba bir anda gözden kayboldu.neyse burası g.t kadar bir kasaba olduğu için tekrar görürüz ne de olsa :)
6 Eylül 2009 Pazar
Aixperience
sevgili arkadaşlarım,
bugün yine gavur topraklarında çürürken karar verdim ve dedim ki neden benim de bir blogum olmasın.Millet taa Ugandalardan açarken blogları ben niye açmayayım dedim ve bu blogu açtım.Çok yazmıcam belki zaten haftada 2 kişi belki bakar ama buradan yaşadığım saçma aktiviteleri sizinle paylaşıcam ki msn'de falan zamanınızı şöyle oldu böyle oldu diye almamak için.
bu küçük şehrin ismi her türlü saçma kelime oyununa gebe oldugu için buradan bol bol abuk isimler göreceksiniz ki buranın halkı da bu kelime oyunlarını çok seviyor "aix"perience gibi.
umarım eglenceli bir blog olur..
bugün yine gavur topraklarında çürürken karar verdim ve dedim ki neden benim de bir blogum olmasın.Millet taa Ugandalardan açarken blogları ben niye açmayayım dedim ve bu blogu açtım.Çok yazmıcam belki zaten haftada 2 kişi belki bakar ama buradan yaşadığım saçma aktiviteleri sizinle paylaşıcam ki msn'de falan zamanınızı şöyle oldu böyle oldu diye almamak için.
bu küçük şehrin ismi her türlü saçma kelime oyununa gebe oldugu için buradan bol bol abuk isimler göreceksiniz ki buranın halkı da bu kelime oyunlarını çok seviyor "aix"perience gibi.
umarım eglenceli bir blog olur..
Kaydol:
Yorumlar (Atom)
